17 Nisan 2009 Cuma

Kehanet / Knowing - Kehanet



Kehanet, aynı oranda bayıldığım ve nefret ettiğim bir film. Yönetmen Alex Proyas, bilim kurgu sinemasının en iyi beş örneğinden biri Gizemli Şehir’e imza atmış. O filmin vizyona girdiği doksanların sonunda Proyas’ın Kubrick’in ve Spielberg’in yerini alacağına inanıyordum. 2004 yılının içler acısı “Asimov uyarlaması” Ben Robot, bu ümitlerimi yerin dibine geçirdi. Kehanet’i izledikten sonra Karanlık Şehir’in başarısının artık şans eseri olduğuna inanıyorum. Kim bilir, belki de bu durum kaos teorisini kanıtlıyordur. Kehanet gibi bir filme imza atan Proyas’ın kendi kariyerinin kaos teorisi sayesinde oluşmasına “ironik” desem yetmez.

Hikaye aslında gayet Alacakaranlık Kuşağı'msı bir gizem ile başlıyor. Bir ilkokulun öğrencileri, elli yıl öncesinin öğrencileri tarafından bir zaman kapsülüne konmuş resimleri alır. Hazin bir kazada ölen eşine halen yas tutan MIT profesörü John Koestler’in (Nicholas Cage) oğlu Caleb (Chandler Canterbury), üzerinde sadece bir seri numara bulunan bir kağıt alır zaman kapsülünden. İlk başta bu ilginç belgeyi umursamayan John, daha yakından bakınca numaraların geçen elli yılda oluşan felaketlerin tarihlerini, mekanlarını ve kurban sayılarını verdiğinin farkına varır.

Kehanet, salona analitik gözlerle girecek seyircide başağrısı yaratacak bir gerilim. Felaketler sonrası oluşan kurban sayısını numarası numarasına tahmin ediyor bu belge. Fakat biliyoruz ki özellikle yüzlerce, binlerce kişinin öldüğü felaketlerde gerçek ölüm sayısı ile bildirilen ölüm sayısı arasında her zaman bir fark vardır. Öyleyse bu belge gerçek ölüm sayısını mı, yoksa otoriteler tarafından bildirilen ölüm sayısını mı belirtiyor? Eğer John bir felaketin kurban sayısını öğrenmek için bir kanaldan diğerine atlarken farklı numaralarla karşılaşırsa ne olacak? Ayrıca Caleb’i takip eden Yabancılar, neden sonradan öğrendiğimiz planı hemen yerine getirmiyor?

Bütün bu mantık problemlerine rağmen yönetmen Proyas, gayet sıkı bir gerilim yaratıyor aslında. Eğer filmin bazı hikaye problemlerini görmezden gelirseniz filmin ilk yarısı son bir kaç sene içinde gördüğüm en ilgi çekici ve gerçek anlamda gerici gerilimlerden biri. Proyas’ın yarattığı durmak bilmeyen tempo ve Marco Beltrami’nin keskin ve hararetli müziği senaryonun eksikliklerini ört bas etmeyi başarıyor.



Fakat asıl problem tabii ilk yarıdan sonra başlıyor. İşte bu noktada hayatın anlamı, şans ve kader üzerine oluşan ilgi çekici bir diyaloğun ortasında birden İncil ortaya çıkıyor ve tartışmanın aslında ne kadar tek taraflı olduğunun farkına varıyoruz.

Bu noktada Hristiyan inancına veya her hangi diğer organize dine taş atmak amacım değil. Film her ne kadar bariz olarak Hristiyan mitolojisine göndermelerde bulunsa da, tıpatıp veya benzer inançlar hemen her büyük dinde mevcut. Asıl problem, Kehanet’in baştan amaçlarını beyan etmeyip gayet sürükleyici bir gerilim oluştururken birden tek taraflı bir vaaza dönüşmesi. Tabii ki bu konuda stüdyonun pazarlama stratejisini suçlamak zor. Sonuçta filmin fragmanlarında son yarısındaki bazı detayları göstermek, hikayenin bazı sürprizlerini bozacaktır. Fakat filmin gerçek amacını biraz da olsun gösteren bir pazarlama paketi yerinde olabilirdi.

Narnia Günlükleri benzer Hristiyan inançlarını nasıl fantazi türünün arkasında saklıyorsa, Kehanet aynı numarayı bilim-kurgu türü ile yapıyor. Bazı seyirci Narnia Günlükleri’ne bakıp konuşan bir aslanın kötü buz cadısına olan savaşını anlatan masum bir fantezi olarak bakar, diğer seyirci ise Hz. İsa’nın hikayesini önüne serpilmiş bulur. İşte Narnia hakkında bu ikinci teoriye inandığım için Kehanet’in sonu hakkında da o kadar da tartışmaya açık değilim. Fakat son karar size kalmış.

Pembe Panter 2



2006’daki ilk Pembe Panter’de, gerçekten de, Steve Martin’in kaymasına, düşmesine, orasını burasını kırmasına ve o antipatik mi sempatik mi karar vermekte insanı zorlayan fransız aksanlı ingilizcesine daha ne kadar gülebiliriz ki, düşüncesi vardı çoğu izleyicide. Bu yüzden bu filmi değerlendirirken çoğu insan, tamam işte, klasik sakar Clouseau ve o aksan! diyerek filmi görmek istemeyebilir. İlginçtir, bu kez film o kadar sıradan olmamış. Fakat gene de insan merak edemeden duramıyor: 1963-1976 yılında çekilmiş olan Pembe Panter serisinin esas karakteri Peter Sellers’dan sonra, Steve Martin gibi bi oyuncu, bu tekrarda neden bulunmak ihtiyacını duydu?

Steve Martin, kendi jenerasyonunun belki de en orijinal ve zeki komedyenlerinden biri. Hiçbir şekilde, saçma filmlerde oynayıp kendini bir şekilde beyazperdeye atmaya ihtiyacı olan bir oyuncu değil. Başarılı ve benzersiz oyunculuğunun yanısıra, senaryolarda eli kalem de tutuyor, hayal gücü de çok geniş. O zaman neden Pembe Panter serisi? Belki de kendince bir Peter Sellers olmak istiyor, onunla yarışıyor. Çünkü bu şekilde geleneksel bir komedinin peşinden gitmiş oluyor, adını bu geleneksel komedyenlerin isimlerinin yanına yazdırmak istiyor sanki…

Filmde Jean Reno ve Andy Garcia’nın varlığı, bana, şu meşhur Ocean’s Eleven serisini de hatırlattı, bu iki jönü komedi türünde kullanmakla film oldukça zevkli bir seyirlik sunmuş oldu izleyicilere kanımca. Baş dedektif Dreyfus rolündeki John Cleese’i de unutmamak lazım, gerçekten çok iyi performans sergilemiş. Steve Martin’in yanında hepsi biraz sönük kalsa da, ellerinden gelenin en iyisini yapmışlar oyunculuk adına.



İlkinden daha ilginç ve sürükleyici bir senaryoya sahip olmasına ve iyi bir oyuncu kadrosu oluşturmuş olmasına rağmen, Pembe Panter 3 gibi bir devam beklentisine sokmuyor bizi maalesef ikinci Pembe Panter. Özellikle zamanında Peter Sellers serilerini seyretmiş olan jenerasyon, Pembe Panter’in bu yeni haline pek alışabilmiş ve alışabilecekmiş gibi görünmüyor doğrusu.

Deli Deli Olma



Kars’ın bir köyünde, müziğe yetenekli bir çocuk olan Alma, tüm köyün yaka silktiği huysuz ninesi Popuç ve Alma’nın yakın dostluk kurduğu ama Popuç’un ölesiye nefret ettiği, Rusya’dan göçmüş bir Malakan olan Mişka ekseninde ilerliyor film. Köyden eğlenceli yan karakterler, özellikle elden ele dolaşan bir piyano üzerinden kurulan komedi unsurları ve Popuç ile Mişka’nın ortak geçmişini öğrendikçe öne çıkan dramatik bir aşk öyküsü filmi taşıyor.

Tarık Akan, Şerif Sezer ve Levent Tülek’in performanslarıyla başı çektiği filmde, Alma rolündeki Cemile Nihan’ın samimi ve doğal oyunculuğu da işliyor. Teknik olarak da kalburüstü bir iş çıkınca ortaya; keyifle izlenen, hatta finaliyle gözleri yaşartan bir yapıma dönüşüyor Deli Deli Olma.

Ancak portföyünü giderek güçlendiren yönetmen Murat Saraçoğlu’nun, belli ki oyuncularla (özellikle çocuk oyuncularla) iyi çalışıyor olması dışında, bir sinemacı olarak hala ciddi zaafları bulunduğunu söylemek gerek. Başlangıç kısımlarında, yani karakterleri tanıyıp öyküye girene kadar, filmin sinema dili ve zayıf mizansenleri seyredeni oldukça zorluyor; açıkçası sıkıyor.



Neyse ki düzgün bir senaryo, hele ki iyi oyunculuklarla birleştiğinde, bir filmi kurtarmaya her zaman yeterlidir. Deli Deli Olma da seyircisinde samimi duygular uyandıracak, iyi niyetli ve keyifli bir film olarak sınıfı geçen, kalburüstü bir popüler sinema örneği olarak tamamlanıyor.

Marley ve Ben



Bir köpek almak, karısının çocuk arzusunu bir süreliğine ötelemeye çalışan John’un fikri. Ancak Marley gibi laftan anlamaz, yerinde durmaz bir köpek hayatlarını da değiştiriyor. Marley, bu evliliğin olduğu kadar John’un da bir yansıması aslında. Zaptedilmek istemiyor. Ve bu aile, Marley ile birlikte büyüyor.

John’un hayalini kurduğu ama peşinden gidemediği özgür yaşamı, çok yakın bir arkadaşı yaşıyor. Arkadaşıyla birlikte ideallerinin peşinde gitmek, kariyerinde yükselmek arzusu, çocuk sahibi olunca kendiliğinden geri plana itiliyor. Hayatı sorumluluklar belirliyor. Filmin merkesi John olsa da benzer şeyler karısı Jenny için de geçerli. Başarılı bir kariyerden, çocukları için vazgeçiyor. Ve çocuklarını ne kadar sevse de kaçırdığı şeylerin acısını içinden atması, elindekiyle mutlu olmaya alışması vakit alıyor.

Zamanla olgunlaşıyorlar. Ya da sadece kabulleniyorlar. Yaşamları, her daim güneşli ve hareketli bir tatil beldesi yerine, pastel tonların hakim olduğu büyük kentte sürüyor. Marley ile birlikte onlar da yaşlanıyorlar. John kendini fazla şaşırtamıyor belki artık; bir muhabir gibi de hissetmiyor. Yıllar sonra yolda karşılaştığı arkadaşı hala hareket halinde, hala çapkın ve hala bekarken; John kurulu düzeniyle mutlu olmaya alışıyor.

Şeytan Marka Giyer filminden tanıdığımız yönetmen David Frankel, kimi yersiz şok zoomlar dışında, temiz bir şekilde sunuyor bu öyküyü. Oyunculuklar da aynı ölçüde temiz; filmin üstüne çıkmayacak denli ekonomik. Tabii hepsi standart (belki biraz da karaktersiz) Hollywood kalıpları içinde. Ama mütevazı bir aile öyküsünden popüler sinema çıkartmak isteyen bir yapım için bu gayet normal.



Karşımızdaki Noel dönemi Amerikan filmi, bütün bunları mutlu bir aile tablosuna bağlıyor belki. Güvenebileceğimiz şeyin aile olduğunu söylüyor. Entelektüel anlamda ciddiye alınmak, bazı eleştirmenlerin takdirini toplamak istiyorsanız, yapmanız gereken son şeydir herhalde bu. Ama karşımızdaki bir popüler sinema ürünü; Revolutionary Road değil. Buna rağmen Marley ve Ben, Sam Mendes’in filminin son derece teatral ve ağdalı yollardan söylediği bazı şeyleri, yer yer gayet basit ve sinemasal şekillerde ifade etmeyi bile başarıyor.

O mutlu aile tablosuna, aslında gayet buruk bir şekilde de yaklaşıyor. Filmin senaryosundaki Scott Frank (Minority Report, Out of Sight) ve Dan Roos (The Opposite of Sex, Single White Female) imzası sağlıyor herhalde bu farkı. Şimdi film çok iyi para kazandı diye, bütün bunları yabana mı atalım?

2009 vizyona girecek sinema filmler

Tür : Komedi / Macera / Gizem / Aile
Gösterim Tarihi :
17 Nisan 2009
Yönetmen : Harald Zwart
Senaryo :
Scott Neustadter , Michael H. Weber , Steve Martin , Michael H. Weber , Maurice Richlin , Blake Edwards , Scott Neustadter (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Denis Crossan
Yapım : 2009, ABD , 92 dk.

Oyuncular

Steve Martin (Insp. Jacques Clouseau) , Jean Reno (Ponton) , Emily Mortimer (Nicole) , Alfred Molina (Pepperidge) , Yuki Matsuzaki (Kenji) , Aishwarya Rai (Sonia) , Andy Garcia (Vicenzo) , John Cleese (Şef Müfettiş Dreyfus)
Pembe Panter Elması'nın da aralarında bulunduğu efsanevi hazine çalınmıştır. Bunun üzerine cesur(!) dedektif Jacques Clouseau, bu duruma el koyar.

Şef Müfettiş Dreyfus Fransız Polis Dedektifi Müfettiş Clouseau'yu, uluslararası detektif ve uzmanlardan oluşan rüya takıma atamaya mecbur bırakılmıştır. O da, bu grupla birlikte hırsızları yakalamak ve çalınan el yapımı hazineyi ele geçirmek için maceraya atılır.

2006 yılında vizyona giren ve dünyada ses getiren Pembe Panter serisinin ikincisinin çekimleri Paris ve Roma'da yapıldı. İkinci filmin oyuncu kadrosu da ilki gibi göz dolduruyor.
Tür : Gerilim / Dram / Suç
Gösterim Tarihi :
17 Nisan 2009
Yönetmen : Kevin Macdonald
Senaryo :
Paul Abbott , Matthew Michael Carnahan
Görüntü Yönetmeni : Rodrigo Prieto
Müzik : Alex Heffes
Yapım : 2009, ABD / İngiltere , 132 dk.

Oyuncular

Ben Affleck (Stephen Collins) , Russell Crowe (Cal McCaffrey) , Rachel McAdams (Della Frye) , Jason Bateman (Dominic Foy) , Robin Wright Penn (Anne Collins) , Helen Mirren (Cameron Lynne) , Jeff Daniels (George Fergus)
Amerikan Kongresi'nin yakışıklı, soğukkanlı ve temkinli üyesi Stephen Collins (Ben Affleck), bağlı olduğu siyasi partinin geleceğini temsil eder. Savunma harcamalarını denetleyen komitenin başkanlığı gibi bir görevi vardır. Yaklaşan başkanlık seçimleri için partisinde tüm gözler onun üzerine çevrilmiştir. Onun araştırma asistanının ve metresinin vahşice öldürülmesi üzerine o güne kadar derinlerde bir yerde gömülü duran sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlar.

Araştırmacı gazeteci McCaffrey'nin (Russell Crowe) bu olaya ilgi duymasının iki sebebi vardır. Birincisi Collins onun eski arkadaşıdır, ikinci sebebi ise acımasız editörü Cameron Lynne’dan (Oscar ödüllü Helen Mirren) bu olayı araştırma görevi almıştır. Çaylak gazeteci partneri Della Frye (Rachel McAdams) ile birlikte katilin kimliği üzerindeki esrar perdesini kaldırmaya çalışan McAffrey, ülkenin güç dengelerini sarsacak bir komployu ortaya çıkartacak adımları atmaya başlar.

Sahte doktorların ve yozlaşmış zengin politikacıların var olduğu bir kentte çok önemli bir gerçeği öğrenecektir: Milyar dolarlar tehlikeye girmişse hiç kimsenin sadakati, güvenirliliği, sevgisi ve hayatı güvence altında değildir.

Tür : Dram
Gösterim Tarihi :
17 Nisan 2009
Yönetmen : Atalay Taşdiken
Senaryo :
Atalay Taşdiken
Görüntü Yönetmeni : Ali Özel
Müzik : Erkan Oğur
Yapım : 2009, Türkiye , 94 dk.

Oyuncular

Elif Bülbül (Ayşe) , Mehmet Bülbül (Ahmet) , Mete Dönmezer (Hasan Dede) , Mustafa Uzunyılmaz (Kazım) , Mehmet Usta (İstanbullu Bakkal) , Ali Bakır (İbrahim) , Mehmet Çiğdem (Hüseyin)
Dokuz yaşında bir çocuk; hem ağabey, hem baba, hem anne, hem de bir bilge olabilir mi? Ayşe için olur. Hatta hiçbir şeyden korkmayan bir ağabeydir o.

Annesiz iki çocuğun içinizi ısıtacak, kimi zaman gözünüzü yaşartacak öyküsü. Hem de gerçek. Yalın bir dille köyü, köyün insanlarını, kardeşlerin ilişkini anlatan film, sürpriz bir finalle bitiyor.

2009 İstanbul Film Festivali programında yer alan film, 59. Berlin Uluslararası Film Festivali 'nde de gösterilen iki Türk filminden biri oldu.

Tür : Dram
Gösterim Tarihi :
17 Nisan 2009
Yönetmen : Murat Saraçoğlu
Senaryo :
Hazel Sevim Unsal
Görüntü Yönetmeni : Mustafa Kuscu
Yapım : 2009, Türkiye

Oyuncular

Tarık Akan (Mişka) , Şerif Sezer (Popuç) , Levent Tülek (Şemistan) , Cemile Nihan (Alma)
Çocukken ailesiyle Rusya'dan göçen bir Malakan olan Mişka, ailesinden kalan piyano borcu yüzünden köyde ahır ahır dolaşıyordur. Karslı köy kızı Alma ise bu piyanoyu çalabilmek için adeta deliriyordur.

Mişka ve Alma arasında oluşan sıcak bir dostluk üzerinden köyün kendine has hikayeleri ortaya çıkar. Bir taraftan da Mişka'nın hiç kavuşamadığı, ailesinin aksine sinirli bir kadın olan Popuç vardır.

120 ve O… Çocukları filmlerinin yönetmeninden Tarık Akan ve Şerif Sezer'in başrollerini paylaştığı, Kars'ın bir köyünde geçen film; komik, naif, içten ve bizi anlatan bir hikaye.
Tür : Aksiyon
Yönetmen : Renny Harlin
Senaryo :
Daniel Kunka
Görüntü Yönetmeni : David Boyd
Müzik : Trevor Rabin
Yapım : 2009, ABD

Oyuncular

Ashley Scott (Molly Porter) , John Cena (Det. Danny Fisher) , Brian J. White (Det. Hank Carver) , Aidan Gillen (Miles Jackson) , Steve Harris (George Aiken) , Taylor Cole (Erica Kessen)
Milyonlarca dolarla kaçmaya çalışan Miles Jackson'ı, New Orleans polisi Danny Bexter durdurmayı başarır. Ancak Miles'ın kız arkadaşı yanlışlıkla öldürülür. Hapse giren Miles bir yıl sonra hapisten kaçmayı başarır ve Danny'nin peşine düşer. Danny ile alay ederek ona 12 tane çözülmesi imkansız görevler verir. Danny'nin bu 12 raundu geçmesi sonucu kız arkadaşı Molly'nin hayatı kurtulacaktır.

Konusuna alışkın olduğumuz filmin başrolünde güreşçi John Cena ve yönetmen koltuğunda aksiyon filmlerinden bildiğimiz Renny Harlin var.

Tür : Komedi
Gösterim Tarihi :
26 Haziran 2009
Yönetmen : Burr Steers
Senaryo :
Jason Filardi
Yapım : 2009, ABD , 102 dk.

Oyuncular

Zac Efron (Mike O Donnell (Genç Hali)) , Leslie Mann (Scarlett O Donnell) , Thomas Lennon (Ned Gold) , Matthew Perry (Mike O Donnell) , Allison Miller (Scarlett (Genç Hali)) , Sterling Knight (Alex O Donnell) , Michelle Trachtenberg (Maggie O Donnell)
1989 yılında lise son sınıf öğrencisi olan Mike O'Donnell okulun basket takımının yıldızıdır. Üniversite bursu ve parlak bir gelecek avucunun içindedir. Ama o her şeyi elinin tersiyle itip, bebek beklediğini yeni öğrendiği kız arkadaşı Scarlet'la yaşamaya karar verir.

Yaklaşık 20 yıl sonra, Mike'ın şaşalı günleri kesinlikle geride kalmıştır. Scarlet'la evliliği paramparçadır, işteki terfi onu es geçmiştir, ergenlik çağındaki oğlu onun bir zavallı olduğunu düşünmektedir ve lisede bir inekken sonradan teknoloji milyarderi olan en iyi arkadaşı Ned'in yanında yaşamaya mecbur kalmıştır.

Ama Mike'a ikinci bir şans verilir ve mucizevi bir şekilde 17 yaşına geri döner. Mike'ın görünümü belki 17 yaşında gibidir, ama 30 küsur yaşındaki tavırları 2009 yılının son sınıf öğrencileri arasında hiç de havalı olmaz. Mike en iyi yıllarını yeniden yakalamaya çabalarken başına gelmiş en iyi şeyleri kaybedebilir...

Tür : Gerilim / Dram / Aksiyon / Politik
Yönetmen : Kari Skogland
Senaryo :
Kari Skogland , Nicholas Davies (Kitap) , Martin McGartland (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Jonathan Freeman
Müzik : Ben Mink
Yapım : 2008, İngiltere / Kanada , 117 dk.

Oyuncular

Ben Kingsley (Fergus) , Jim Sturgess (Martin) , Kevin Zegers (Sean) , Natalie Press (Lara) , Rose McGowan (Grace) , Tom Collins (Mikey)
1980'lerde Belfast'ta yaşayan Martin İngiliz Polisi tarafından IRA'ya sızmak ve İngiltere için istihbarat toplamakla görevlendirilir.

IRA'ya gönüllü olarak katılan ve faaliyetlerinde yer alan Martin, birkaç sene başarıyla bilgi sızdırsa da açığa çıktı gün, örgütün işkencelerine maruz kalmaktan kaçamaz.

Martin McGartland'ın otobiyografik romanından uyarlanan 50 Ölü Adam, kendisinin 1991'e kadar yaşadıklarını ele alıyor. IRA'nın elinden kurtulmayı başaran McGartland, bugün bile halen saklanan bir isim.

Tür : Komedi
Yönetmen : Takeshi Kitano
Senaryo :
Takeshi Kitano
Yapım : 2008, Japonya

Oyuncular

Takeshi Kitano (Machisu) , Kanako Higuchi (Sachiko - Kocası) , Nao Omori (Kendisi) , Ren Osugi (Kendisi)
Zengin bir ailenin çocuğu olan Machisu ailesini erken yaşta kaybeder. Hiçbir zaman resimde başarı kazanmamasına rağmen hayallerinin peşinden gider ve ressam olmaya karar verir.

Filmin ismi Yunan filozofu Elea'nın Zano'sundan geliyor. Filmin galası Venedik filminde yapılacak.

Usta Yönetmen, senarist, oyuncu ve aynı zamanda video oyun dizaynırı birçok ödüllü filmlere imza atmış Takeshi Kitano'nun yeni komedi filmi. Film, usta yazarın otobiyografisinin Takeshis' ve Glory to the Film Maker'dan sonraki üçüncü bölümü.

Tür : Komedi / Dram / Gençlik
Gösterim Tarihi :
15 Mayıs 2009
Yönetmen : Emre Akay
Senaryo :
Eser Yazıcı
Yapım : 2009, Türkiye

Oyuncular

Tarık Ündüz (Aykut) , Salih Kalyon (Nurettin Bey) , Yıldız Asyalı (Zeynep) , Hasibe Eren (Miss Piggy)
Öğretmenleri ruhları duymadan dize getiren, okulun tüm öğrencileri üzerinde söz sahibi olan 5 kızın oluşturduğu Adab-ı Muaşeret adlı çete bir tarafta, onlara karşı erkekler çetesi Mokokolar diğer tarafta.

Ya bu iki çete lideri birbirine aşık olursa? Kendi sert kurallarını yıkıp birlikte olabilirler mi?

Adab-ı Muaşeret dostluk, aşk ve lise tecrübeleri üzerine eğlenceli bir film.
Tür : Komedi
Yönetmen : Greg Mottola
Senaryo :
Greg Mottola
Görüntü Yönetmeni : Terry Stacey
Yapım : 2009, ABD , 107 dk.

Oyuncular

Jesse Eisenberg (James Brennan) , Kristen Stewart (Em Lewin) , Martin Starr (Joel) , Bill Hader (Bobby) , Kristen Wiig (Paulette) , Ryan Reynolds (Mike Connell)
1987 yazıdır. James Brennan kolejden yeni mezun olmuştur. Mezuniyet sonrası hayalindeki Avrupa turu planlarını yaparken ailesi bu tatil için ona para veremeyeceğini öğrenir.

Ailesi tarafından New Yok'ta bulunan Adventureland isimli lunaparkta çalışmaya zorlanan James, dünyadaki en kötü işi bulmuştur. Orada başına türlü belalar gelecektir.

Fakat orada çalışan Em Levin'in hayatına girmesiyle bu yaz aslında düşündüğünden güzel sonuçlanacaktır.

Tür : Dram
Yönetmen : Cemal Şan
Senaryo :
Cemal Şan
Görüntü Yönetmeni : Cengiz Uzun
Yapım : 2008, Türkiye

Oyuncular

Serdar Orçin (Ali) , Begüm Birgören (Zeynep) , Ufuk Bayraktar (Kemal) , Uğur Polat (Mehmet)
Kimi kimsesi olmayan Ali mahalleye yeni taşınan bir kadına aşık olur. Ancak bu kadın bir başkasına aşıktır. Aşk acısı çekmeye başlayan Ali'nin derdine bir de yaşadığı son derece kötü olaylar eklenince, hayatı içinden çıkılmaz bir hal alır.

Zeynep'in Sekiz Günü adlı filmiyle yakaladığı başarının ardından 'Aşk Üçlemesi'ne devam eden Cemal Şan, söylentilere göre sert bir filme imza atmış.

Üçlemenin son halkası olarak da Dilber'in Sekiz Günü adlı filmi çekecek olan Şan, bu filmin çekimlerini de Mardin'de gerçekleştirecek. Şan'ın heyecan uyandıran bu projelerini biz de merakla bekliyoruz.
Tür : Komedi
Yönetmen : David Zucker
Senaryo :
David Zucker , Myrna Sokoloff , Lewis Friedman
Yapım : 2008, ABD , 83 dk.

Oyuncular

Trace Adkins (Trace Adkins) , Brandon Alter , Kelsey Grammer ( General George S. Patton) , Chriss Anglin ( John F. Kennedy) , Geoffrey Arend (Mohammed) , Scott Bailey
Sol kanat aktivisti, film yapımcısı Michael Malone (günümüzde yaşayan Michael Moore'un parodisi) 4 Temmuz kutlamalarını Amerika'nın geçmişiyle şimdiki hallerinin farklı olduğundan dolayıı sonlandırmak için bir kampanya düzenler.

Malone'un yiğeni Basra Körfezi'ne konuşlanan bir deniz kuvvetleri subayıdır ve Malone bu yüzden yiğenini hor görüyordur. Bu olayın sonucunda George Washington , General Patton ve John F. Kennedy 'nin hayaletleri tarafından ziyaret edilir.

Hayaletler savaşın gerekliliğini ispatlamaya çalışıp, Malone'un Amerika'ya olan bakış açısını değiştirmeye çalışıyorlardır ve başarırlar da. Malone artık Amerika'yı seven ve özgürlüğünün tadını çıkaran birine dönüşmüştür.
Tür : Macera / Dram / Fantastik
Gösterim Tarihi :
11 Aralık 2009
Yönetmen : Spike Jonze
Senaryo :
Spike Jonze , Dave Eggers , Maurice Sendak (Kitap)
Yapım : 2009, ABD

Oyuncular

Catherine Keener (Connie) , Max Records (Max) , Mark Ruffalo , Lauren Ambrose (KW) , James Gandolfini (Carol) , Catherine O Hara (Judith)
Arkadaşım Canavar , annesiyle tartıştıktan sonra evini terk ederek deniz kıyısındaki bir ormana kaçan Max adlı çocuğun maceralarını konu alıyor.

Max, onu kimsenin anlamadığını düşünerek bulunduğu ortama başkaldırır ve muzipliğin egemenliğindeki Vahşi Şeyler ’in ülkesine doğru yola çıkar.

Bu macera filminin beyazperdeye uyarlanması sırasında benzersiz bir teknik de kullanılıyor. Oyuncuların sesleriyle hayat verdikleri karakterler, canlı aksiyon, kukla ve bilgisayar animasyon teknikleriyle en dinamik şekilde perdeye taşınıyorlar.

bu yıl vizyonda filmler

Tür : Komedi / Macera / Gizem / Aile
Gösterim Tarihi :
17 Nisan 2009
Yönetmen : Harald Zwart
Senaryo :
Scott Neustadter , Michael H. Weber , Steve Martin , Michael H. Weber , Maurice Richlin , Blake Edwards , Scott Neustadter (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Denis Crossan
Yapım : 2009, ABD , 92 dk.

Oyuncular

Steve Martin (Insp. Jacques Clouseau) , Jean Reno (Ponton) , Emily Mortimer (Nicole) , Alfred Molina (Pepperidge) , Yuki Matsuzaki (Kenji) , Aishwarya Rai (Sonia) , Andy Garcia (Vicenzo) , John Cleese (Şef Müfettiş Dreyfus)
Pembe Panter Elması'nın da aralarında bulunduğu efsanevi hazine çalınmıştır. Bunun üzerine cesur(!) dedektif Jacques Clouseau, bu duruma el koyar.

Şef Müfettiş Dreyfus Fransız Polis Dedektifi Müfettiş Clouseau'yu, uluslararası detektif ve uzmanlardan oluşan rüya takıma atamaya mecbur bırakılmıştır. O da, bu grupla birlikte hırsızları yakalamak ve çalınan el yapımı hazineyi ele geçirmek için maceraya atılır.

2006 yılında vizyona giren ve dünyada ses getiren Pembe Panter serisinin ikincisinin çekimleri Paris ve Roma'da yapıldı. İkinci filmin oyuncu kadrosu da ilki gibi göz dolduruyor.
Tür : Gerilim / Dram / Suç
Gösterim Tarihi :
17 Nisan 2009
Yönetmen : Kevin Macdonald
Senaryo :
Paul Abbott , Matthew Michael Carnahan
Görüntü Yönetmeni : Rodrigo Prieto
Müzik : Alex Heffes
Yapım : 2009, ABD / İngiltere , 132 dk.

Oyuncular

Ben Affleck (Stephen Collins) , Russell Crowe (Cal McCaffrey) , Rachel McAdams (Della Frye) , Jason Bateman (Dominic Foy) , Robin Wright Penn (Anne Collins) , Helen Mirren (Cameron Lynne) , Jeff Daniels (George Fergus)
Amerikan Kongresi'nin yakışıklı, soğukkanlı ve temkinli üyesi Stephen Collins (Ben Affleck), bağlı olduğu siyasi partinin geleceğini temsil eder. Savunma harcamalarını denetleyen komitenin başkanlığı gibi bir görevi vardır. Yaklaşan başkanlık seçimleri için partisinde tüm gözler onun üzerine çevrilmiştir. Onun araştırma asistanının ve metresinin vahşice öldürülmesi üzerine o güne kadar derinlerde bir yerde gömülü duran sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlar.

Araştırmacı gazeteci McCaffrey'nin (Russell Crowe) bu olaya ilgi duymasının iki sebebi vardır. Birincisi Collins onun eski arkadaşıdır, ikinci sebebi ise acımasız editörü Cameron Lynne’dan (Oscar ödüllü Helen Mirren) bu olayı araştırma görevi almıştır. Çaylak gazeteci partneri Della Frye (Rachel McAdams) ile birlikte katilin kimliği üzerindeki esrar perdesini kaldırmaya çalışan McAffrey, ülkenin güç dengelerini sarsacak bir komployu ortaya çıkartacak adımları atmaya başlar.

Sahte doktorların ve yozlaşmış zengin politikacıların var olduğu bir kentte çok önemli bir gerçeği öğrenecektir: Milyar dolarlar tehlikeye girmişse hiç kimsenin sadakati, güvenirliliği, sevgisi ve hayatı güvence altında değildir.

Tür : Dram
Gösterim Tarihi :
17 Nisan 2009
Yönetmen : Atalay Taşdiken
Senaryo :
Atalay Taşdiken
Görüntü Yönetmeni : Ali Özel
Müzik : Erkan Oğur
Yapım : 2009, Türkiye , 94 dk.

Oyuncular

Elif Bülbül (Ayşe) , Mehmet Bülbül (Ahmet) , Mete Dönmezer (Hasan Dede) , Mustafa Uzunyılmaz (Kazım) , Mehmet Usta (İstanbullu Bakkal) , Ali Bakır (İbrahim) , Mehmet Çiğdem (Hüseyin)
Dokuz yaşında bir çocuk; hem ağabey, hem baba, hem anne, hem de bir bilge olabilir mi? Ayşe için olur. Hatta hiçbir şeyden korkmayan bir ağabeydir o.

Annesiz iki çocuğun içinizi ısıtacak, kimi zaman gözünüzü yaşartacak öyküsü. Hem de gerçek. Yalın bir dille köyü, köyün insanlarını, kardeşlerin ilişkini anlatan film, sürpriz bir finalle bitiyor.

2009 İstanbul Film Festivali programında yer alan film, 59. Berlin Uluslararası Film Festivali 'nde de gösterilen iki Türk filminden biri oldu.

Tür : Dram
Gösterim Tarihi :
17 Nisan 2009
Yönetmen : Murat Saraçoğlu
Senaryo :
Hazel Sevim Unsal
Görüntü Yönetmeni : Mustafa Kuscu
Yapım : 2009, Türkiye

Oyuncular

Tarık Akan (Mişka) , Şerif Sezer (Popuç) , Levent Tülek (Şemistan) , Cemile Nihan (Alma)
Çocukken ailesiyle Rusya'dan göçen bir Malakan olan Mişka, ailesinden kalan piyano borcu yüzünden köyde ahır ahır dolaşıyordur. Karslı köy kızı Alma ise bu piyanoyu çalabilmek için adeta deliriyordur.

Mişka ve Alma arasında oluşan sıcak bir dostluk üzerinden köyün kendine has hikayeleri ortaya çıkar. Bir taraftan da Mişka'nın hiç kavuşamadığı, ailesinin aksine sinirli bir kadın olan Popuç vardır.

120 ve O… Çocukları filmlerinin yönetmeninden Tarık Akan ve Şerif Sezer'in başrollerini paylaştığı, Kars'ın bir köyünde geçen film; komik, naif, içten ve bizi anlatan bir hikaye.

online sinema seyret

formumuzda indirmeden film izleyebilir gelecek filmler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz onlinesinemaseyret.com yönetini iyi seyirler diler