17 Nisan 2009 Cuma

Deli Deli Olma



Kars’ın bir köyünde, müziğe yetenekli bir çocuk olan Alma, tüm köyün yaka silktiği huysuz ninesi Popuç ve Alma’nın yakın dostluk kurduğu ama Popuç’un ölesiye nefret ettiği, Rusya’dan göçmüş bir Malakan olan Mişka ekseninde ilerliyor film. Köyden eğlenceli yan karakterler, özellikle elden ele dolaşan bir piyano üzerinden kurulan komedi unsurları ve Popuç ile Mişka’nın ortak geçmişini öğrendikçe öne çıkan dramatik bir aşk öyküsü filmi taşıyor.

Tarık Akan, Şerif Sezer ve Levent Tülek’in performanslarıyla başı çektiği filmde, Alma rolündeki Cemile Nihan’ın samimi ve doğal oyunculuğu da işliyor. Teknik olarak da kalburüstü bir iş çıkınca ortaya; keyifle izlenen, hatta finaliyle gözleri yaşartan bir yapıma dönüşüyor Deli Deli Olma.

Ancak portföyünü giderek güçlendiren yönetmen Murat Saraçoğlu’nun, belli ki oyuncularla (özellikle çocuk oyuncularla) iyi çalışıyor olması dışında, bir sinemacı olarak hala ciddi zaafları bulunduğunu söylemek gerek. Başlangıç kısımlarında, yani karakterleri tanıyıp öyküye girene kadar, filmin sinema dili ve zayıf mizansenleri seyredeni oldukça zorluyor; açıkçası sıkıyor.



Neyse ki düzgün bir senaryo, hele ki iyi oyunculuklarla birleştiğinde, bir filmi kurtarmaya her zaman yeterlidir. Deli Deli Olma da seyircisinde samimi duygular uyandıracak, iyi niyetli ve keyifli bir film olarak sınıfı geçen, kalburüstü bir popüler sinema örneği olarak tamamlanıyor.

Hiç yorum yok: