Pembe Panter Elması'nın da aralarında bulunduğu efsanevi hazine çalınmıştır. Bunun üzerine cesur(!) dedektif Jacques Clouseau, bu duruma el koyar.
Şef Müfettiş Dreyfus Fransız Polis Dedektifi Müfettiş Clouseau'yu, uluslararası detektif ve uzmanlardan oluşan rüya takıma atamaya mecbur bırakılmıştır. O da, bu grupla birlikte hırsızları yakalamak ve çalınan el yapımı hazineyi ele geçirmek için maceraya atılır.
2006 yılında vizyona giren ve dünyada ses getiren Pembe Panter serisinin ikincisinin çekimleri Paris ve Roma'da yapıldı. İkinci filmin oyuncu kadrosu da ilki gibi göz dolduruyor. Amerikan Kongresi'nin yakışıklı, soğukkanlı ve temkinli üyesi Stephen Collins (Ben Affleck), bağlı olduğu siyasi partinin geleceğini temsil eder. Savunma harcamalarını denetleyen komitenin başkanlığı gibi bir görevi vardır. Yaklaşan başkanlık seçimleri için partisinde tüm gözler onun üzerine çevrilmiştir. Onun araştırma asistanının ve metresinin vahşice öldürülmesi üzerine o güne kadar derinlerde bir yerde gömülü duran sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlar.
Araştırmacı gazeteci McCaffrey'nin (Russell Crowe) bu olaya ilgi duymasının iki sebebi vardır. Birincisi Collins onun eski arkadaşıdır, ikinci sebebi ise acımasız editörü Cameron Lynne’dan (Oscar ödüllü Helen Mirren) bu olayı araştırma görevi almıştır. Çaylak gazeteci partneri Della Frye (Rachel McAdams) ile birlikte katilin kimliği üzerindeki esrar perdesini kaldırmaya çalışan McAffrey, ülkenin güç dengelerini sarsacak bir komployu ortaya çıkartacak adımları atmaya başlar.
Sahte doktorların ve yozlaşmış zengin politikacıların var olduğu bir kentte çok önemli bir gerçeği öğrenecektir: Milyar dolarlar tehlikeye girmişse hiç kimsenin sadakati, güvenirliliği, sevgisi ve hayatı güvence altında değildir. |
Dokuz yaşında bir çocuk; hem ağabey, hem baba, hem anne, hem de bir bilge olabilir mi? Ayşe için olur. Hatta hiçbir şeyden korkmayan bir ağabeydir o.
Annesiz iki çocuğun içinizi ısıtacak, kimi zaman gözünüzü yaşartacak öyküsü. Hem de gerçek. Yalın bir dille köyü, köyün insanlarını, kardeşlerin ilişkini anlatan film, sürpriz bir finalle bitiyor.
2009 İstanbul Film Festivali programında yer alan film, 59. Berlin Uluslararası Film Festivali 'nde de gösterilen iki Türk filminden biri oldu. |
Çocukken ailesiyle Rusya'dan göçen bir Malakan olan Mişka, ailesinden kalan piyano borcu yüzünden köyde ahır ahır dolaşıyordur. Karslı köy kızı Alma ise bu piyanoyu çalabilmek için adeta deliriyordur.
Mişka ve Alma arasında oluşan sıcak bir dostluk üzerinden köyün kendine has hikayeleri ortaya çıkar. Bir taraftan da Mişka'nın hiç kavuşamadığı, ailesinin aksine sinirli bir kadın olan Popuç vardır.
120 ve O… Çocukları filmlerinin yönetmeninden Tarık Akan ve Şerif Sezer'in başrollerini paylaştığı, Kars'ın bir köyünde geçen film; komik, naif, içten ve bizi anlatan bir hikaye. |
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder